"Hacı olduğumu duyanlar beni şöyle boydan aşağı süzdükten sonra şaşkınlıkla bana; “Sen bu halinle hacca nasıl gittin?” diyorlar, ben de tebessümle; “Çok kolay, herkes gibi uçakla” diyorum.
Ve insanların beni en güldüren sorusu şu oluyor: “Ama sen yürüyemiyorsun?” Çoğu zaman gülerek “Çok mu belli oluyor?” derim.
İnsanlar bana diyorlar ki; “Oturduğun yerden bizden daha çok koşturuyorsun Fatma!” Ben de diyorum ki; “Eee, ben ayaklarımı önden boşa yollamadım.’’"
Anton Çehov, 19 Ocak 1860 tarihinde Taganrog, Rusya İmparatorluğu’nda dünyaya gelmiştir. Ticaretten çok dini konulara önem veren babasının zorlamasıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarılı olamayan babasının yerine bakkal işleriyle de ilgilendiği için lise eğitimi oldukça uzamıştır. Bir süre Yunan çocukların devam ettiği bir okulda okuyan Çehov, daha sonra 10 sene boyunca Yunan ve Latin klasikleriyle bir eğitim gördü. Çehov’un hayatı boyunca klasiklerden hoşnut olmamasına neden olan bu eğitim, düş gücünün gelişmesini sağlamıştır. Babası 1876 senesinde iflas ettiği için ailesi Moskova’ya göçtü. Çehov, Ağabeyi ile birlikte Taganrog’da kalarak liseye devam etti. Genç yaşlarında kendi hayatını kendi kazanan Çehov, zor koşullar altında geçen çocukluk yılları sebebiyle hikayelerinde çocuklara geniş yer verir ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları konu alır.